Geleceğine sahip çık... Liseliler birliğe, mücadeleye!

Emperyalist savaş ve saldırganlığa karşı, gericiliğe karşı, her alanda çocuk emeğinin sömürüsüne karşı liselileri geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Liseliler birliğe, mücadeleye!

Siyasi krizlerin çıkmazı içerisinde bulunan AKP iktidarının can simidi yine kirli savaş olmuştur. Efrîn’de işgal gerçekleştiren sermaye devleti, içeride ise buna uygun bir saldırgan çizgi izlemektedir. Saldırganlığının bir tarafını devletin ilerici-sol güçler üzerinde estirdiği gözaltı, tutuklama terörü oluşturmaktadır. Saldırganlığının diğer boyutu ise AKP iktidarının “ideolojik ve kültürel tabanını” oluşturma politikası ve uygulamalarıdır. Toplumsal yaşamın dinselleştirilmesi, ilerici olan her şeye düşmanlık, kadına ve çocuklara yönelen gerici uygulamalar bu çabanın görünür kısmıdır. Erdoğan AKP’si bunu yaparken iktidarını sağlamlaştırmak ve güvenceye almak istemektedir. Bu yönlü politikaların en dolaysız hedeflerinin başında ise eğitim alanı yer almaktadır. Fakat eğitim alanını hedef alan kapsamlı saldırılara rağmen hâlâ içerisinde debelendiği karmaşadan kurtulabilmiş değildir.

AKP iktidarının eğitim alanında yaşadığı karmaşa siyasal alanda yaşadığından bağımsız değildir. Öyle ki, AKP’nin iktidar koltuğuna oturduğu günden bugüne eğitim sistemi 15 kez, sınav sistemi 6 kez, Milli Eğitim Bakanı ise 6 kez değiştirilmiştir.

Bununla birlikte eğitimin dinselleştirilmesi ve gericileştirilmesi alanında önemli bir mesafe kat edilmiştir. Diyanet başta olmak üzere, dini vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin sürmesi, müfredat üzerinde yapılan değişiklikler eğitimin bir bütün olarak gericileşmesine hizmet etmektedir. Okullarda, yurtlarda, kurslarda çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet artmıştır. Geçtiğimiz dönemde kadına ve çocuğa yönelik çok sayıda taciz ve tecavüz olayı yaşanmıştır. 15 Temmuz darbe girişiminden Efrîn işgaline kadar her türlü gerici propagandanın dersler ve müfredat yoluyla yaygınlaştırılması ise bir kuşağa şekil verme çabasını göstermektedir. “Muhbir hattı”nın kamu spotu halinde izletilmesi tüm toplumda düşmanlık yaymaktadır. Zaten eleme ve rekabete dayalı olan eğitim sisteminde öğrenciler giderek yalnızlaştırılmaktadır.

Gelecek “çembere” sığmaz!

Keşmekeşe dönen sınav sisteminde TEOG’un yerine gelen sisteme ilişkin yapılan açıklama sistemin elemeci mantığını yansıtmaktadır. Milyonlarca öğrencinin geleceğini sınav salonlarında elemeye çalışanlar şimdi de “çember” modeli ile karşımızdalar. Liselilerin geleceği “çembere” sığmaz. 

1,2 milyon 8. sınıf öğrencisini ilgilendiren bir sınava ilişkin MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Bayram Çetin yaptığı açıklamada “amaç genel eğitimin değerlendirilmesi değil, seçmek olacak” dedi. Sınav, öğrencilerin %10’unu seçmeyi amaçlıyormuş. Eğitim Sen’in raporuna göre %10’luk dilime giren öğrencilerin yerleştirileceği okullar içinde yer alan 217 proje okulunun 131’i imam hatip lisesi. Aynı rapordan alıntılarsak: “Liselere yerleştirmede adrese dayalı yerleştirme yapılacak; Anadolu, meslek ve imam hatip olmak üzere üç okul türünü kapsayacak şekilde üç çember oluşturulacak. 5 okul tercih etme hakkı olan öğrenci, evine yakın liseye yerleşemezse, adresine ikinci derecede yakın olan liseleri, sonrasında üçüncü çemberde bulunan liseleri tercih edebilecek. Çember sistemi ne kadar uygulanabilir? Üçüncü çemberin sonunda da okulların kontenjanı dolarsa, öğrencilerin imam hatiplere, meslek liselerine, özel liselere ya da açık öğretim lisesine yönelmesi kaçınılmaz.” (Eğitim Sen; 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI I. YARIYIL DEĞERLENDİRMESİ)

Son sınav sisteminde %10’luk dilim açısından hedeflenen bir diğer şey mesleki eğitime katılımı arttırmak.

Tüm bu gelişme ve gündemler üzerinden yeni öğretim dönemi içerisinde tüm liseli arkadaşlarımızı geleceksizliğe, gericiliğe, savaşa ve baskılara karşı mücadele etmeye çağıracağız.

“Çocuklar sömürülecek, dünya dönmeye devam edecek” sananlar yanılıyorlar

Artan mesleki eğitim kurumları sermayenin ihtiyaç duyduğu ucuz iş gücünü sağlamaktadır. Mesleki eğitimdeki uygulamalar, çıraklık uygulamalarının yasallaşması ve “aday çıraklık” uygulaması çocuk işçiliğin önünü açmaktadır. Bizler DLB ve MLB olarak yeni öğretim dönemi içerisinde de “Aday çıraklık ve çıraklık sistemine son verilsin!”, “14 yaşından küçük çocukların çalışması yasaklansın!”, “14-18 yaş arası çocuklar için maddi üretimin genel ve mesleki eğitimle birleştirilsin!” “16-18 yaş arası için 4 saatlik, 14-16 yaş arası için 3 saatlik iş günü!” taleplerini yükselteceğiz.

Meslek liselerinde 10. sınıfta “mesleki eğitim” başlıyor, haftada 10-16 saat atölyelerde üretime dayalı “eğitim” yapılıyor. Sonrasında ise staj başlıyor. Mesleki eğitimde atölye ve stajda sömürünün haddi hesabı yok. Çocuk emeğinin sömürüsü kapsamında taleplerimizle meslek liselileri birliğe çağıracağız!

Bunun yanı sıra çocuk emeği sömürüsü okullarla sınırlı değil. Okulda, evde, sokakta, fabrikada, atölyede, stajda, savaşta, hapishanede “Çocuk emeğinin sömürüsüne son!” diyen bir imza kampanyamız ile liselilere dönük geleceğine sahip çıkma çağrısını yükselteceğiz. 23 Nisan’a kadar sürecek seslenişimizi liselilerin birliğini güçlendirecek bir sürece dönüştüreceğiz.

***

Emperyalist savaş ve saldırganlığa karşı, gericiliğe karşı, her alanda çocuk emeğinin sömürüsüne karşı liselileri geleceğine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Liseliler birliğe, mücadeleye!

Devrimci Liseliler Birliği
Meslek Liseliler Birliği